MÜSLÜMAN İNANCI GEREĞİ ÖRNEK OLMALIDIR
Hüseyin Deniz

Hüseyin Deniz

Huzur Köşesi

MÜSLÜMAN İNANCI GEREĞİ ÖRNEK OLMALIDIR

26 Şubat 2025 - 09:17

MÜSLÜMAN İNANCI GEREĞİ ÖRNEK OLMALIDIR.

Her müslüman, inancı gereği yaşamak islam’ın güzel örneklerini

ve insanlığa getirdiği mesajları ve değer ölçülerini benimsemek ve hayatının her alanında yaşamak durumundadır.

1984 Yılı içerisinde yapılan bir dünya olimpiyatları Judo final müsabakası sırasında Minderde Mısırlı  Müslüman Judocu Muhammed Ali Raşvan ve onun rakibi alarak, gayri Müslim Japon

Yaşuhiro Yamashita yapılacak olan Müsabakalar sırasında

Yamashita'nın sağ kasları yırtılmış

ve final karşılaşmasına sakat olarak çıkmıştı.

 ——Yamashita sol ayağıyla yürüyor,sağ ayağını resmen

peşinden sürüklüyordu.

Bunun farkında olan Muhammed Ali Raşvan Maç sırasında

devamlı Muhammed Ali'nin antrenörü kenardan sürekli olarak:

"Sağ bacağına oyna!",

"Sağ bacağına vur!"diye bağırıyor.

Muhammed Ali'nin rakibinin o rahatsız olan sağ ayağına bir defa vurması yetecektir.

—Fakat inancı gereği acı ızdırap içinde ki rakibine o bunu yapmıyor.

Rakibinin bu hakini göz önünde bulundurarak ters bir hareket yapıyor ve kendini yenildiriyor,ikinci olaraktan gümüş madalya alıyor.

Maçtan sonra etrafını saran bütün gazetecilerin sorusu hep tek ağızdan çıkıyor ve "Neden rakibin

sakat olan ayağına hamle yapmadın ve onu bu haliyle yenmediniz diyenlere?

Muhammed Ali Raşvan'ın bütün bu meraklı soruların cevabı ise gayet sade ve basitmiş:

“Benim dinim insana,acı çeken

yaralıya,hele de yaralı yerinden

vurmayı yasaklıyor.Eğer o durumdayken, bir de ben oradan yüklenip,oraya vursaydım,sakat da kalabilirdi bende,Bir madalya için bunu ona yapamazdım.”>>>İnanılmaz gerçekten de

hem gurur duyulacak hem de

ayakta alkışlanacak bir eylem.

~~~Evet Muhammed'in bu tavrı

ayakta alkışlanmış

ve Uluslararası Fair play Komitesi

1984 Fair play Ödülü'ne layık görmüş.

Allah katında!nelere layık görülmüştür,siz düşünün artık.

Daha sonra gittiği Japonya'da onu,bütün ülkenin onur konuğu olarak,bir kral gibi karşılamışlar.

İşte arkadaşlar;Muhammed'in

inancı için yaptığı bu davranış,

tüm dünyanın gözü üzerinde olan

bir final müsabakasını dahi

kaybetmeyi göze aldıran

bu örnek inançı insanların ilgisini ve dikkat çekmiş.

Ve bunun sebebten ötürü insanlar

Muhammed'in inancı olan İslam'ı

merak edip araştırmaya başlamışlar.

O sene binlerce kişinin,40 binli rakamlardan bahsediliyor onun bu tavrından etkilenmesi nedeniyle İslam'ı inceleyip Müslüman olmalarına vesile olmuş ve bu da bu şekilde kayıtlara geçmiştir.

muhteremler: Bu müsabakada Muhammed kimseye"Müslüman olun!" dememiş,Müslüman olmaları için artı çaba da sarfetmemiş,sadece inancının gerçeği Müslüman gibi

davranmış,Müslüman gibi yaşaması neticesinde yetmiş ve artmıştır.

Kardeşlerim şimdiden gerçek bir Müslüman kime denir?"

sorusunun cevabını Peygamber' (sav) efendimiz,gayet kısa ve özlü bir şekilde şu şekilde açıklanmıştır.

“Güzel ahlâklı olana denir.”

Güzel ahlak,hemen arkasından gelen soru ise şu şekildedir?

"Peki güzel ahlaklı olmak ne demektir?"

Bu sorunun  cevabı ise bir derstir adeta: “İşlediği her amelinden

kimseye bir zararı olmayan,

olsa olsa yarar sağlayan insandır.”

***

Yani diyebiliriz ki arkadaşlar:

Müslüman "hayırlı" kimsedir.

—-Şimdi biraz muhasebe yapalım.

Çocuklarınızın yalan söylemeyen,

çalışkan,hayırlı,hoşgörülü,

iyi iletişim kuran,vatanını,

memleketini,bayrağını,inançlarını seven,kitap okuyan,ibadet eden fertler olmasını bekliyorsunuz

peki bu eylemler için evin içindeki bulunan aileler olaraktan sizden örnek alabileceği hangi örnek gösterilebilecek davranışlar bulunmaktadır?

!!!Diyelim ki toplumda kanayan bir yara var?

İnsanların duyarsın!davranışlarından rahatsızız.

Peki o davranışın

doğrusunu yaparak

yeterince örnek olabiliyor muyuz?Ayrıca inancımızın tüm yüreklerde

anlam bulmasını istiyoruz.

Peki biz inancımızı yüce Kitabımızın öğretilerini Peygamberimizin tavsiyelerini

yeterince, layıkıyla yaşayabiliyor muyuz?

Uygulayabiliyor muyuz?

Bu soruların cevabını hepimiz vermek durumundayız!

Farkında mısınız?

Biz hep başkalarını suçluyoruz

Topu taca atıyoruz.Sorumluluk almaktan kaçıyoruz.

Biz namazın 5 vakit ama ahlakın

24 saat farz olduğu

bir inancın müntesipleri olarak

bizi öldürmeye gelenin

bizde dirileceği,İslami ve insani

hangi özelliklere sahibiz bunu hiç düşündük mü?

Çok konuşmaya,çok atıp tutmaya

vallahi gerek yok.Çok yaşayın bakın bakalım,etrafımız nasıl da

gül bahçesine dönüyor.

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ

Bu yazı 67 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum