KİŞİ YAŞADIĞI HAL ÜZERE ÖLÜR
Hüseyin Deniz

Hüseyin Deniz

Huzur Köşesi

KİŞİ YAŞADIĞI HAL ÜZERE ÖLÜR

02 Nisan 2025 - 13:41

KİŞİ YAŞADIĞI HÂL ÜZERE ÖLÜR!

Kıymetli kardeşlerim: varoluşun elbette bir sonu vardır,ölüm denen hadiseden asla kaçışta yoktur.

Cenabı Hak Kur’an-ı Kerim’de:

“Her Can Ölümü Tadacaktır.(Âl-i İmrân sûresi, 185) “Ecelleri gelince ne bir saat geri kalabilirler, ne bir saat ileri gidebilirler.” (Nahl sûresi, 61)

Sevgili peygamberimiz sav ise:

“Zevkleri bıçak gibi keseni -ölümü- çok hatırlayın!” (Tirmizî, Zühd 4. Ayrıca bk. Nesâî, Cenâiz 3; İbni Mâce, Zühd 31)

Şunu da aklınızdan çıkarmayın!

‎“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, 

‎Nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz!..”

‎[Münâvî, Feyzü’l-Kadir, V, 663)

“Kişi yaşadığı hâl üzere ölür.” (Müslim, Cennet, 83)..

Hakikatlerin gerçek ve var olduğu bir dünyada,Allah’ın buyruklarına baş eğmeden nasıl yaşayabilir? Ömür kısa ve varış O’na olduğuna göre, aklı başında olan kimse nefsin bitip tükenmeyen isteklerini tatmin edeceğim diye sayılı günlerini nasıl boşa geçirebilir?

Herkesin dünyadaki günleri, alıp vereceği nefesleri sayılıdır. İnsan gözlerini dünyaya açtığı andan itibaren hayatına son verecek olan görülmeyen ve tik takları duyulmayan bir saatli bomba kurulur ve geriye doğru saymaya başlar. Cenâb-ı Hakk’ın belirlediği an gelince bomba patlar ve o şahsın küçük kıyameti kopmuş olur.

!!! Bu hakîkat dolayısıyla bir mü’min, meylini her an Hakk’a yönelterek istikâmet üzere olmaya gayret etmelidir. Bunun için de sabırsızlığı sabırla; unutkanlığı zikirle; nankörlüğü şükürle; isyanı tâatla; cimriliği cömertlikle; şüpheyi yakîn ile; riyâyı ihlâs ile; günâhı tevbeyle; yalanı doğrulukla; gafleti tefekkürle bertaraf ederek Allâh’a güzel bir kul olmaya çalışmalıdır.

Bu hususun sizler tarafından daha anlaşılabilmesi için yaşanmış bir hikayeye yer vermek istiyorum!

Günlerden bir gün!

Behlûl Dânâ Hazretleri, yol üzerindeki bir vîrânenin yıkılmak üzere eğilmiş duvarına bakıp âkıbetini tefekküre dalardı. Yine bir gün endişe ile bakarken duvar birden çöküverdi. Behlûl Dânâ Hazretleri’ni bir sürur kapladı. Onun bu sevincine mânâ veremeyen insanlar merakla sebebini sorduklarında:

“−Duvar meyilli olduğu tarafa yıkıldı!” dedi.

“−Peki bunda şaşılacak ne var?!” dediklerinde şu hikmetli cevabı verdi:

“−Mâdemki dünyadaki her şey nihâyetinde meylettiği tarafa yıkılıyor, benim de meylim Hakk’a doğrudur, o hâlde ben de ölünce Hakk’a varırım. Ey ahâlî, rükû ve secdelerimizle Hakk’a meylimizi artıralım ki başka yönlere yıkılmayalım!” 

Her zaman ve her daim yüce yaratıcıyı aklımızdan çıkarmayalım ona kul olmaya çalışalım elinde ve sonunda ona kavuşacağımızı ve elinde ve geçinde ölümün pençesine yakalacağımız bilmemiz gerekir.

Her zaman yapmış olduğumuz bir duamız vardır,

Allah’ım bu dünyada yaşarken Kur’an ve sünnet üzere yaşamayı ölüm anında da bizlere iman nasip eyle diye dua ederiz. Lakin Son nefes hususunda peygamberler hâricinde hiç kimse teminat altında değildir. Kimse sonunun ne olacağını bilemez.Bu sebeple mü’min, ömrü boyunca havf ve recâ (korku ve ümit) duyguları arasında yaşamalı ve Kur’an-ı Kerimdeki uyarılara kulak verilmelidir.Allah! “Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluk et!” (el-Hicr, 99) ikazını hiç aklından çıkarılmada emanet olan nefesine vermeden önce, dünyalık meşgalelerle uğraşı içerisinde mücadele ederken, kendine çok yakın olan ölümü unutmamalı, 

Bu dünyanın sahibi ve malik’i Allah’ı  Unutmadan, bir de kim karışır bana şeklinde isyankar olmadan hayat sürdürmemelidir.

Allah ahir ve akibetimizi hayr eylesin.

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ

Bu yazı 148 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum